DURHASAN KÖYÜ
"YÖRÜK ELLERİNİN SEPETÇİ KÖYÜ "
a

Durhasan

 

Durhasan da eski evler köy düğünler

 

 Durhasan da eski evler

 Osmanlı döneminin son zamanlarında Yörükler de yerleşik hayata geçiş dönemini tamamlamıştır. Buna bağlı olarak köy evlerinde de yerleşik hayatla birlikte topluma katılma ve bunu değişik ifadelerle gösterildiği görülmektedir. Bu durum sokaklarında cami ve okuluna, giyim kuşamdan, konuşma kültürüne, davranışlarına kadar yansımıştır.
Evler genelde iki katlı olup alt kat hayvanların ahırı, üst kat ev olarak kullanılır. Evlerde dikkati çeken bir özellik vardır. Yazlık(yazık) kiler veya mutfak iki oda bulunur, tuvalet dışarıya yapılır. Odalara girişte bir hol olur bu holü geçtikten sonra ikinci bir kapı ile odaya girilir.  Odanın içerisinde büyük sergen(raf) vardır kenarlarda bir yerinde yemek kaplarının bulunduğu dolaplı sergen ortada yatakların bulunduğu yüklük bir köşede de banyo (kirelik) bulunur.
Girişte karşıda ortada ocaklık, ocaklığın yanlarında iki dolap (göz) yer alır bu gözlerden biri çay kahve takımları için diğeri ise önemli evrakların saklandığı yer olarak kullanılmaktadır.
Diğer oda ise misafir odası olarak kullanılmakla birlikte ataerkil aile olarak birlikte yaşadıklarından gelin  odası olarak da kullanılır.
Mutfak küçük bir odadır. Bütün yiyecekler burada bulunmakla birlikte çoğu kurutulmuş olarak saklanır. Unlar ambarda depolanıp ekmek yapılırken mutfakta hazırlanır. Tuvalet dışarıda bulunur. Ayrı olarak ayak yolu yapılmıştır.. evlerde su olmadığından sokakta çeşmelerden karşılanır. Eğer evlerin önü geniş ise, geniş ve zengin olanlar büyük bir bahçe ile evi çevirirler. Evin alt katı ahır olarak kullanılırken, bahçenin köşelerinde küçük erzak odaları vardır. Bunların bir kısmında hayvanlar için ot, bir kısmında saman, bir kısmında yem bulunurken, bir kısmında da evin gıda ihtiyacını sağlayan kurutulmuş ürünler bulunur. Hatta Durhasan köyünde Mehmet Altınışık’ın evi bu tip odaların fazla olduğu bir bahçe şeklindedir. Kendisi aynı zamanda ağaç işleri ile uğraştığından kaşıkçılıktan tutun bıçak, tarım aletleri, saban, orak, kazma ya kadar her türlü aletin bulunduğu küçük odası da mevcuttur. Yine hayvan gübrelerinin depolandığı yola yakın yerde bölmeler mevcuttur. Burada dikkatimizi çeken en önemli notalar şunlardır.
İkinci kata çıkarken merdivenlerin üzeri bir kapakla kapatılmıştır. Özellikle izinsiz eve girişleri engelleyen bu sistem aynı zamanda salonun genişlemesini sağlamaktadır. Bu kapandığında salon genişlediği için çocukların düşme tehlikesi de ortadan kalktığı görülmektedir. Evi her türlü kullanma tekniğini burada dahi görmekteyiz. Oturma odasına girişti kapıyı açtığınızda küçük bir hol karşımıza çıkmaktadır. Bu hol yaklaşın olarak 1*1 m uzunluğunda ve genişliğinde olup karşınıza küçük bir sergen çıkar sol tarafta ise yine başka bir sergen bulunur. Yani direkt olarak oda kapısını açtığınızda odayı göremezsiniz. Holü geçtikten sonra yeni bir bölüm açılır ve odaya girilir.
Bunun üzerinde uzunca düşündüğümüzde ev hali özellikle yorgun halde evde uygunsuz bir durumda kalındığında mahcup duruma düşmeme olarak düşünülebileceği gibi, evin acil ihtiyaçlarını karşılayacak tabak, çanak, yata yorgan gibi malzemeler de buralarda yapılmış yüklük ve sergenler de saklanmaktadır. Özellikle banyonun da odanın içinde olduğu düşünülürse bunda haklı gerekçeler olduğu düşünülebilir.  Odaya girişte bulunan bu holün bu gün kentlerde de yavaş yapılmaya başlandığını görmekteyiz. Fakat burada bu bölüm kemerlerle süslenmekte aynı şekilde odaya girildiğinde kemerlerin altından geçilmektedir. Yine son yıllarda Bursa’da bile odaların içine banyoların yapılmaya başlandığını görmekteyiz. Osmanlı dönemi köy evi sisteminin yavaş yavaş şehirlerde uygulanmaya başlaması, ya ekonomik nedenlerden, ya yer azlığından yada geçmişi yaşatmadan dolayı olabilir. Osmanlı döneminde ev ihtiyaçları ile birlikte bazı özel zevklerin yaşadığı mekânlara yansıttığını görürken günümüzde betonarme yapıların içinde bunu fazla görememekteyiz.
Yine odanın içinde peykede vardır. Genelde oturma alanı olarak kullanılan peykeler ağaçlardan çakılmıştır. Büyük veya küçük olabilirler. Gerektiğinde yatak olarak da kullanılmaktadır. Özellikle çocukların yattığı yerlerdir. Kış mevsiminde yer soğuk olduğu için bu peykeler kullanılır. Şark köşesi diyeceğimiz buralar özel olarak döşenir. Hasırdan yapılmış köşe yastıkları vardır. Etekleri en güzel işlemelerle süslenirken üzerine minder veya kalın keçe serilir. Son yıllarda evin bir köşesine şark köşesi yapma fikride hızlanmaktadır.
Evler genelde alt katlar taştan olup üst katın duvarları ahşap dolma duvardan yapılmaktadır. İkinci katın zenimi ağaç, yine tavanda ağaçtandır. Tahta döşenmiştir. Üstte muhakkak çatı ve üzerinde kiremit bulunur.
Eğer evin bahçesinde yer varsa ağaç dikilir. Asma ise muhakkak bulunur. Bahçe asma çardakları ile doldurularak yazın gölge yapar. Pekmezlik üzüm yetiştirdiği gibi bir kısmı tavanlarda saklanıp kışın taze gibi tüketilir, yine asma yapraklarında sarma toplanır. Bunlar turşu gibi bastırılarak kışın tüketilir.asma bakmak oldukça bakımlı olduğunda herkes bunu yapsa da bakımın bilen birilerine yaptırırlar.
Ayrıca ceviz veya diğer meyve ağaçları da bulunabilir.evin önünde bir tane direk de bulunur. Eğer bir ağaç varsa direğe gerek yoktur. Bu direk veya ağaca hayvanları bağlama emanetleri bırakma veya cil bir eşya asmada yararlanılır. Bunun yanında bir büyük taş veya kütük de bulunur. Bu da tarlaya veya dışarıya hayvanla gidileceğinde binmek için kullanılır.
Bahçesi geniş olan bazı evlerde bir köşede fırında bulunur. Burada ekmek yapılmakla birlikte bazı meyvelerin kurutulmasında da yararlanılır. Fakat bunlar daha çok köyde mahalle içlerinde bulunurken evlerin bahçesinde çok az görülür.
Köy hayatında ayrı bir yeri olan fırın önü, çeşme önü, kahve gibi yerlerin önemini başak bir gün değerlendiremeyiz
Geçmişin tüm güzelliklerini bulduğumuz bu tip evlerde her bölümün ayrı bir yapılış tarzı, kültürü, hikâyesi, güzellikleri, estetiği vardır. Bugün bile hayranlıkla baktığımız birçok ayrıntıda ayrı dünyalar yaşamaktadır.
Bu tip çiftlik evleri koruma altına alınmalı kültürel değerler saklanmalı yeni nesiller bırakılmalıdır.